1999 ÖSS BİYOLOJİ SORU VE
ÇÖZÜMLERİ
S1: "Bitkilerde
nişastanın yıkımını sağlayan
enzimler vardır." hipotezini doğrulamak için düzenlenen
deneyde, bitki
özütünün, aşağıdaki
karışımlardan hangisinin bulunduğu tüpe konulması gerekir?
A) Nişasta ayıracı +
Nişasta yıkan enzim
B) Nişasta yıkan enzim +
Monosakkarit ayıracı
C) Nişasta + Monosakkarit
ayıracı
D) Monosakkarit + Nişasta
yıkan enzim
E) Monosakkarit +
Monosakkarit ayıracı
Ç1: Bitki hücrelerinde nişastanın yıkımını sağlayan enzimler
vardır.
Çünkü, gündüz fotosentez sonucu üretilen
glikozun fazlası nişasta olarak depolanmakta,
gece veya fotosentezin yapılmadığı
zamanlarda yeniden yıkılarak kullanılmaktadır.
Bunu ispatlamak için, bitkilerden alınan
özüt (sıvı), nişasta karışımının bulunduğu tüpe konulur.
Bir süre sonra glikozların oluşup
oluşmadığını gözlemek için, tüpe glikoz ayıracı eklenir.
Bunun için Benedict çözeltisi veya
Fehling çözeltisi kullanılabilir. Sonuçta kırmızı renk oluşuyorsa, glikoz
oluşmuş (nişasta sindirime uğramış) denebilir.
Cevap C
S2: Bitkilerde gerçekleşen
solunum ve fotosentez olayları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden
hangisi yanlıştır?
A) Bitkiler gündüz O2
üretir.
B) Bitkiler hem gece hem
gündüz CO2 üretir.
C) Bitkiler gündüz CO2
kullanır.
D) Bitkiler gündüz O2
kullanmaz.
E) Bitkiler gece
özümlemelerinde CO2 kullanmaz.
Ç2: Bitkilerdeki hücresel solunum, tüm canlı hücrelerde gece ve
gündüz sürekli olarak gerçekleşir.
Bunun için her zaman oksijen kullanırlar.
Ancak bu oksijen geceleri dışarıdan
alınırken, gündüzleri fotosentez ürünü olarak kloroplasttan karşılanır.
Geceleri fotosentez yapılmadığı için
oksijen üretilmez, bunun için dışarıdan alınır.
CO2 kullanımı da olmaz, aksine dışarı verilir.
Gündüzleri fotosentez
gerçekleştirildiğinden O2 üretilir ve bunun fazlası dışarı verilir.
Aynı zamanda CO2 üretilir, ama
fotosentezde kullanıldığı için dışarı verilmez. Hatta bir miktar CO2
dışarıdan alınır.
Cevap D
S3: Fotosentez hızını
etkileyen bir etken fotosentez için en yüksek değerin üzerine çıktığında ya da
fotosentez için en düşük değerin altına düştüğünde fotosentez süreci durur.
Bu etken, fotosentez için en uygun değerde olduğunda, fotosentez sürecinin hızı
en yüksektir.
Aşağıdaki grafiklerde, bitkilerde fotosentez hızını etkileyen
ışık şiddeti ve sıcaklığın bu değerleri, numaralarla gösterilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde verilen değişme yönlerinin
her ikisi de fotosentez hızının artmasına neden olur?
(Işık şiddeti ve sıcaklığın, fotosentez hızına etkilerinin
birbiriyle ilişkisi olmadığı varsayılacaktır.)
Işık şiddetindeki Sıcaklıktaki
değişme yönü değişme
yönü
A) 4 ten 5 e 1 den 2 ye
B) 1 den 2 ye 2 den 3 e
C) 2 den 3 e 3 ten 2 ye
D) 5 ten 6 ya 4 ten 5 e
E) 3 ten 2 ye 5 ten 6 ya
Ç3: Fotosentez hızının artması ve en yüksek değere
ulaşması, hem sıcaklığın hem de ışık şiddetinin en uygun değere doğru
değişmesiyle sağlanır.
Işık şiddeti, 1 den 2 ye, 3 den 2 ye, 4
den 5 e, 6 dan 5 e doğru değişirse fotosentez hızı artar.
Sıcaklık için de aynı değişmeler
fotosentez hızını artırır.
Seçeneklerde hem ışık şiddetinin, hem de
sıcaklığın belirtilen şekilde değiştiğini gösteren sadece A dır.
Diğer seçeneklerde, faktörlerden birisi
uygun olsa bile, diğeri uygun değildir.
Cevap A
S4: Biri ışık geçiren,
diğeri ışık geçirmeyen iki ayrı şişeye, aynı miktarda deniz suyu ve şişelerin
her birine bitkisel özellikli bir tür planktondan eşit sayıda birey
konulmuştur.
Şişelerin ağzı kapatılmış ve şişeler ışıklı bir ortamda, normal
şartlar altında, planktonun birkaç döl verebilmesine yeterli olan bir süre
tutulmuştur.
Bu sürenin sonunda, iki şişe arasında,
I. Planktonların birey
sayısı
II. Glikoz miktarı
III. Deniz suyundaki O2 miktarı
IV. Deniz suyundaki CO2
miktarı
niceliklerinden hangileri bakımından fark olması beklenir?
A)
Yalnız I ve II
B)
Yalnız II ve IV
C)
Yalnız I, II ve III
D)
Yalnız I, III ve IV
E)
I, II, III ve IV
Ç4: Soruda belirtilen düzenek aşağıda gösterilmiştir.

Bu düzenekler ışıklı bir ortamda bir süre
bekletilirse, ışığın geçtiği şişede fotosentez
olacak ve ortama O2 verilecek, ortamdan ise CO2
alınacaktır.
Hücrelerin sitoplazmalarındaki glikoz
miktarı ise artacaktır.
Sonuçta birey sayısı da hızlı biçimde
artar.
Işığın
geçmediği şişede fotosentez olmaz.
Sadece oksijenli solunum devam
ettiğinden, dışarıdan O2,alınır ve dışarıya CO2 verilir.
Hücrelerdeki glikoz miktarı azalır.
Birey sayısı artsa bile, diğer düzenekteki
kadar hızlı artmaz.
Eğer bekletme süresi uzarsa besinsiz
kalan hücreler ölmeye de başlarlar.
Buna göre, verilen öncüllerin hepsi iki
şişe için farklı değerlerde olur.
Cevap E
S5: Hücrelerde gerçekleşen,
I. Bir
molekül glikojenin CO2 ve H2O ya yıkımı
II. Bir
molekül ATP nin
ADP ye yıkımı
III. Bir
molekül glikozun
etil alkol ve CO2 ye yıkımı
IV. Bir
molekül glikozun CO2 ve H2O ya yıkımı
olayları, aşağıdakilerin hangisinde, en az enerji üretilenden en
çok enerji üretilene doğru sıralanmıştır?
A)
I – III –IV – II
B)
I – IV – II – III
C)
II – III – IV – I
D)
III – I – II – IV
E)
IV – II – III - I
Ç5: Enerji üretimiyle ilgili dört olayı ayrı ayrı irdeleyelim.
I. olayda oksijenli
solunum olup, glikojendeki glikoz sayısı x 38 ATP lik enerji kazanılır.
II. olay ise sadece 1 ATP nin sentezidir.
III. olay bir fermantasyon olup, net 2 ATP lik
enerji kazanılır.
IV. olay oksijenli solunum
olup, net 38 ATP lik enerji kazanılır.
Buna göre, enerjinin en az üretildiği
olay II ve enerjinin en çok üretildiği olay I dir.
Cevap C
S6: DNA molekülünün yapısal özelliklerinden
bazıları şunlardır:
I. Dört
farklı nüktleotiti farklı miktarlarda bulundurması
II. Nükleotitlerinin
zincirdeki konumlarının farklı olması
III. Nükleotitlerinin
oluşturduğu zincirin uzunluğu
IV. Nükleotitlerinin
çift sarmal biçiminde konumlanması
V. Nükleotitlerindeki
bazların birbirlerine hidrojenle bağlanması
Bu özelliklerden hangileri, genlerin birbirlerinden farklı
olmasını sağlar?
A) I ve II
B) III
ve IV
C) IV ve V
D) I, II
ve III
E) III,
IV ve V
Ç6: DNA moleküllerinden
oluşan genlerin farklı olması şu faktörlerle sağlanır.
- DNA
nın uzunluğu (toplam nükleotid sayısı)
- DNA
daki nükleotid oranları
- Nükleotidlerin
diziliş sırası
Sorunun öncüllerinden I, II ve III bunları ifade etmektedir.
IV. ve V. öncüller tüm DNA ve gen çeşitleri için geçerlidir ve
farklılık nedeni değildir.
Cevap D
S7: İnsanın
normal gelişme ve çoğalma evrelerinde,
I. Zigotun bölünmeye
başlaması
II. Yumurta hücresinin
oluşumu
III. Sperm hücresinin
oluşumu
IV. Gastrula (üç tabakalı
embriyo) oluşumu
V. Blastula (içi sıvı dolu
top görünümlü embriyo) oluşumu
olaylarından hangilerinde mayoz bölünme gerçekleşir?
A) I ve II
B) II ve III
C) IV ve V
D) I, II ve III
E) I, IV ve V
Ç7: İnsanda, mayoz bölünme, gelişmesini tamamlamış (ergenlik çağına
gelmiş) bireylerin üreme organlarında (testis ve ovaryumlarında) gerçekleşir.
Bunun sonucunda üreme hücreleri
(gametler) olan sperm ve yumurta meydana gelir.
Zigot isimli tek ve ilk hücrenin mitoz
bölünmeler geçirerek embriyoyu, sonra bebeği, sonra çocuğu oluşturması hep
mitoz bölünmelerle sağlanır.
Cevap B
S8: Aşağıdaki soyağacında, bir özelliği fenotipinde
gösteren bireyler siyah renkle gösterilmiştir.

Soyağacındaki bilgilere göre, bu
özelliğin kalıtımı;
I. X kromozomunda
mutasyonla ortaya çıkan baskın bir genle
II. Otozoma! taşınan çekinik bir genle
III. Y kromozomunda mutasyonla ortaya çıkan baskın
bir genle
IV. Otozomal taşınan baskın bir genle
V. X kromozomunda çekinik bir genle
taşınma biçimlerinden hangileriyle gerçekleşir?
A) I ve II
B) II ve IV
C) I, II ve V
D) I, III ve IV
E) III, IV ve V
Ç8:

Dişiler iki adet X kromozomu taşımakta olup, bunun birisini
annesinden, diğerini babasından alır.
Erkekler bir X, bir Y kromozomu taşımakta olup, X kromozomunun
annesinden, Y kromozomunu babasından alır.
Buna göre,
- 1 numaralı dişide,
yumurtalar oluşurken meydana gelecek baskın bir mutasyon belirtilen dört
bireyin hasta olmasına neden olabilir. Çünkü belirtilen dört bireyin hepsi 1.
bireyden X kromozomu alır.
- Otozomal demek, X ve Y
kromozomu haricindeki kromozom çiftlerinde taşınan karakterler demektir.
Böyle karakterlerin aktarılması, her iki
kromozomda da genin bulunmasıyla sağlanır. Dişi ve erkekte ortaya çıkma şansı
eşittir.
Soyağacındaki 1, 2 ve 5 numaralı bireyler
heterozigot (Aa) olursa, taranan dört birey çekinik olarak oluşabilir.
- Gösterilen karakter, Y
kromozomuyla taşınıyor olamaz. Çünkü dişilerde de ortaya çıkmıştır. Oysa
dişilerde Y kromozomu yoktur.
- Belirtilen karakter,
baskın olarak aktarılıyor olamaz. Çünkü 1 ve 2 numaralı bireyler çekinik olmuş
olur. Çekinik anne ve babadan baskın çocuklar oluşamaz.
- Bu karakter X
kromozomunda çekinik olamaz. Çünkü, 3 numaralı dişinin bu karakteri göstermesi
için babasının da aynı fenotipte olması gerekir.
Cevap A
S9: Vitaminlerle ilgili bazı özellikler
şunlardır:
I. Bazılarının suda,
bazılarının yağda çözünmesi
II. Bazılarının heterotrof canlıların vücudunda depolanamaması
III. Her vitaminin, yalnızca
kendine özgü reaksiyonun gerçekleşmesinde rol alması
IV. Heterotrof canlılar
tarafından doğrudan sentezlenememesi
Bu özelliklerden hangileri, heterotrof canlılarda, bir vitamin
eksikliğiyle ortaya çıkan bozukluğun başka bir vitaminle giderilememesinin nedenidir?
A) Yalnız II
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve IV
E) III ve IV
Ç9: Vitaminlerin çoğu, proteinlerle
(apoenzim) birleşerek aktif enzimleri (bileşik enzim) oluşturur.
Her protein çeşidi ancak bir çeşit
koenzimle (genellikle vitamindir) iş görebilir.
Buna göre, bir vitaminin yerine başka bir
vitaminin alınması, ilgili enzimin üretimini sağlamaz.
Enzim üretilemeyince ilgili reaksiyon da
gerçekleşemez.
Diğer üç özellik vitaminlerle ilgili
olmakla birlikte, soru kökünde belirtilen durumu açıklamaz.
Cevap B
S10: Penisilin ve tek bir bakteri türü ile normal
besi ortamı içeren iki petri kabında, aşağıdaki şemada gösterilen deney
yapılmıştır.
Bu deney sonucu,
I. Aynı türe ait
bireyler farklı kalıtsal özellikler gösterir.
II. Aynı besini kullanan
bireyler, besin açısından rekabete girer.
III. Ortamın yeni
koşullarına uyabilen bireyler bu koşullarda yaşamaya devam eder.
ifadelerinden hangileriyle açıklanabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Ç10: Penisilin, bakterilerin üremesini engelleyen ve onları öldüren
bir antibiyotiktir.
Böyle bir madde, tek bir bakteri türünün
oluşturduğu I. ortama eklendiğinde ancak 3 koloni hayatta kalabiliyor.
Eğer tüm bakterilerin kalıtsal yapısı
aynı olsaydı hepsi ölürdü.
Demek ki hayatta kalanlar diğerlerinden
farklı olup, penisiline dirençlidir.
Hayatta kalan koloniler, yeni bir besi
yerinin her tarafına yayılabildiklerine göre, koloniler arasında rekabet
yoktur.
Sonuç olarak, bir türdeki bakterilerde
kalıtsal yapı farkı vardır. Penisiline dayanıklı olanlar, penisilinli ortamda
da yaşamaya devam edebilirler.
Cevap C
S11: İnsan kanında bulunan
olgun alyuvarlar,
I. Karbondioksit
bağlama
II. DNA
sentezi yapma
III.
Antikor
sentezleme
olaylarından hangilerini gerçekleştiremez?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve III
E) II ve III
Ç11: İnsan kanındaki alyuvarlar, olgunlaşma sürecinde çekirdeklerini ve
birçok organelini kaybederler.
Bunun için, DNA sentezi yapma ve bölünme
yetenekleri yoktur.
Antikor üretmeyi ise, akyuvarlar ve diğer
bazı özel dokular yapar.
Alyuvarlar DNA larını yitirince, antikor
(protein) sentezi için şifre veremezler.
Alyuvarlar CO2 yi alarak H2O
ile birleştirirler.
Bir miktarını da hemoglobine bağlayarak
taşırlar. Bu sayede kanın pH sının dengede kalmasını sağlarlar.
Cevap E
S12: Suda yaşayan bir canlı kolonisinin bazı özellikleri şunlardır:
I. Birer çift kamçı taşıyan 16 hücreden oluşmuştur.
II. Hücrelerin işlevleri birbirlerinin aynıdır.
III. Hücreler, jelatinimsi bir kılıfla bir arada
tutulmuştur.
IV. Hücreler, koloniden
ayrıldıklarında da bir birey gibi canlılıklarını sürdürebilmektedir.
Yukarıdaki özelliklerden hangileri, bu koloninin çok hücreli canlı
olmadığının kanıtlarıdır?
A) I ve II
B) I ve IV
C) II ve III
D) II ve IV
E) III ve IV
Ç12: Bir hücre topluluğunun çok hücreli canlı kabul edilebilmesi için;
-
Hücreleri arasında işlevsel ve yapısal farklılıklar bulunması
-
Hücreleri birarada tutan bağlantıların olması gerekir.
Bu özelliği göstermeyen koloniler çok
hücreli değil, bir hücreli canlı kabul edilirler.
Örneğin, bakteri kolonileri, geçici
olarak bir araya gelmiş ökaryot bir hücreliler bu tip hücre kümeleridir.
Bunlar birbirlerinden ayrıldıklarında,
tek başlarına yaşamlarını ve üremelerini devam ettirebilirler.
Çünkü her hücre bütün hayatsal olayları
başarabilir.
Soruda verilen öncüllerden II ve IV çok
hücreli canlı özelliklerini gösterir.
Cevap D